Yüzünüzdeki en küçük orantı sorunu çoğu zaman burundan kaynaklanır. Hafif bir kemer, düşük bir burun ucu ya da belirgin olmayan bir burun kökü — bunların her biri yüzün genel dengesini bozabilir. Bu kadar küçük değişiklikler için ameliyat masasına yatmak ise her zaman gerekli değildir. Burun dolgusu, tıpta liquid rhinoplasty olarak bilinen, hyalüronik asit bazlı dolgu maddeleriyle burnun profilini ve konturunu cerrahi olmadan düzenleyen bir medikal estetik uygulamasıdır. Kadıköy kliniğimizde her hastanın yüz anatomisi ve burun yapısı ayrıca değerlendirilerek Juvederm ve Teosyal markalarıyla kişiye özel planlama yapıyoruz.
Burun dolgusu, burun bölgesine hyalüronik asit enjekte edilerek şekil ve kontur düzenlemesi yapılan cerrahi dışı bir yöntemdir. Ameliyatsız rinoplasti olarak da bilinir. Burun sırtındaki kemeri optik olarak azaltmak, burun ucuna kalkıklık kazandırmak, burun kökünü belirginleştirmek ve asimetrileri dengelemek bu uygulamanın başlıca kullanım alanlarıdır.
Kullanılan hyalüronik asit vücutta zaten bulunan doğal bir moleküldür; enjekte edildiğinde bölgeye hacim kazandırır ve zamanla güvenle metabolize edilir. Sonuçtan memnun kalınmadığında hyaluronidaz enzimi ile eritilerek geri alınabilmesi bu uygulamayı diğer estetik seçeneklerden ayıran en önemli güvencedir.
Burun sırtında hafif ya da orta düzeyde kemer bulunanlar, burun ucu düşük görünenler, burun kökü yeterince belirgin olmayanlar ve iki burun yarısı arasında asimetri fark edenler bu uygulamadan fayda görebilir. Rinoplasti düşünen ama kararını henüz vermemiş olanlar, nasıl bir sonuç elde edebileceklerini görmek için burun dolgusunu bir ön simülasyon olarak da kullanabilir.
Ciddi kemik veya kıkırdak deformasyonu, boyut küçültme isteği ya da solunum problemi olan kişilerde burun dolgusu tek başına yeterli sonuç vermez; bu durumlarda cerrahi değerlendirme gerekir. Hamilelik ve emzirme döneminde, aktif burun enfeksiyonu varlığında ve bölgede daha önce kalıcı dolgu yapılmışsa uygulama uygun değildir.
Burun kemerine yapılan uygulamada dolgu, kemerin hemen üstüne ve altına yerleştirilerek kemer ile burun kökü ve burun ucu arasındaki geçişi düzleştirir. Bu optik bir düzelme sağlar; kemerin gerçek yüksekliği değişmez ancak profilde çok daha düzgün bir hat elde edilir. Burun ucu uygulamalarında ise uca minimal hacim verilerek sarkıklık azaltılır ve burun hafif kalkık görünür.
Burun kökü belirginleştirmesinde dolgu göz arası ile burun arasındaki geçişe yerleştirilerek burunun yüzden daha güçlü ayrıştığı bir profil elde edilir. Asimetri düzeltmesinde ise daha çökük olan tarafa dolgu eklenerek iki yarı arasındaki denge sağlanır. Tüm bu sonuçlar yüz oranlarıyla birlikte planlandığında bir bütün olarak değerlendirilir.
Rinoplasti, kemik ve kıkırdak dokusunda kalıcı yapısal değişiklik yapılan cerrahi bir operasyondur; genel anestezi gerektirir ve iyileşme süreci haftalar alır. Burun dolgusu ise kemik veya kıkırdağa dokunmaz; yalnızca doku altına hacim ekleyerek optik bir düzeltme sağlar. Bu nedenle burun boyutunu küçültmek veya kıkırdak yapısını değiştirmek isteyen hastalarda dolgu yeterli değildir.
Bununla birlikte burun dolgusu çok daha hızlı, risksiz ve geri alınabilir bir seçenektir. Küçük ama yüzü belirgin biçimde etkileyen orantı sorunlarında cerrahi kadar kalıcı ve dramatik bir sonuca gerek olmadığında burun dolgusu son derece pratik bir çözüm sunar. Hangisinin daha uygun olduğuna muayenede birlikte karar veriyoruz.
Burun dolgusu yalnızca ameliyat geçirmemiş kişiler için değil, rinoplasti sonrası küçük rötuşlara ihtiyaç duyanlar için de etkili bir seçenektir. Cerrahi sonrası oluşan hafif asimetriler, burun sırtındaki küçük çöküntüler veya orantı sorunları dolguyla giderilebilir. İkinci bir operasyona girmek istemeyen hastalar için çok daha az invaziv bir alternatif sunar.
Rinoplasti sonrası dolgu uygulaması için ameliyatın üzerinden en az 6-12 ay geçmiş olması gerekir. Bu süre dokunun tamamen oturması ve son şeklini alması için zorunludur. Değerlendirme muayenede yapılır; mevcut burun yapısına göre enjeksiyon planı belirlenir.
İşlem öncesinde burun ve yüz profili analiz edilir; enjeksiyon noktaları ve kullanılacak miktar bu analize göre planlanır. Uygulama bölgesine anestezik krem sürülür. Burun bölgesindeki damarsal yapı nedeniyle teknik seçimi son derece önemlidir; deneyimli uygulamalarda çoğunlukla kanül tercih edilir.
Tüm işlem 20-30 dakikada tamamlanır. İşlem sonrasında burun şeklindeki değişim anında görülür; ancak hafif şişlik nedeniyle nihai sonucu 5-7 gün sonra değerlendirmek daha sağlıklıdır. Aynı gün sosyal ve iş hayatına dönmek mümkündür.
İşlemin hemen ardından hafif şişlik ve kızarıklık görülebilir; bunlar birkaç saat içinde büyük ölçüde geçer. Nadiren küçük morluklar oluşabilir, bunlar da kısa sürede kendiliğinden azalır. İlk 48 saat burun bölgesine baskı uygulanmamalı, sauna ve hamam ertelenmelidir.
Burun, yüzün en az hareket eden bölgelerinden biri olduğundan dolgu burada 12-18 ay arasında kalıcılığını korur. Etki azaldığında güvenle yenileme yapılabilir. Aşırı sıcak, güneş maruziyeti ve burun masajı dolgunun ömrünü kısaltan faktörler arasındadır.
Burun, vücudun en az hareket eden bölgelerinden biri olduğu için dolgu burada ortalama 12-18 ay kalıcılığını korur. Kişinin metabolizması, kullanılan ürünün yoğunluğu ve güneş ile sıcağa maruz kalma sıklığı bu süreyi etkileyen başlıca faktörlerdir.
Burun bölgesi damarsal açıdan dikkat gerektiren bir alandır. Deneyimsiz uygulayıcılarda damar komplikasyonu riski artabilir. Doğru anatomi bilgisiyle, uygun teknikle ve deneyimli bir hekim tarafından yapıldığında risk çok düşüktür. Bu nedenle uygulayıcı seçimi bu işlemde kritik önem taşır.
Hayır. Dolgu eridiğinde burun işlem öncesindeki haline döner; olduğundan daha kötü görünmez. Dolgu yalnızca geçici hacim sağlar, dokunun yapısını kalıcı olarak değiştirmez. Dolayısıyla erime sonrasında çöküntü veya sarkma oluşmaz.
İşlem sonrasındaki hafif şişlik birkaç saat ile bir gün içinde geçer. Dolgunun tam oturması ve nihai şeklin netleşmesi 5-7 günü bulabilir. Bu sürede buruna baskı yapmaktan kaçınmak önerilir.
Kan sulandırıcı ilaçlar ve omega takviyeleri kullanılıyorsa doktor önerisi olmadan bırakılmamalı, hekime bildirilmelidir. İşlemden 24 saat önce alkol tüketiminden uzak durulmalıdır. İşlem sonrasında ilk 48 saat buruna baskı uygulanmamalı, sauna ve hamam ertelenmelidir. Güneş koruyucu kullanımı ve aşırı sıcaktan kaçınmak dolgunun ömrünü uzatır.
Burun dolgusu, rinoplasti kararı vermeden önce nasıl bir sonuç elde edebileceğinizi görmenin en pratik yoludur. Geçici ve geri alınabilir olması, kararı test etme imkânı sunar. Küçük ama belirleyici bir orantı sorununuz varsa dolgu çoğu zaman kalıcı yeterli sonuç verir; cerrahi boyutunda bir değişime ihtiyaç duyulmayabilir. Muayenede birlikte değerlendirip en doğru yönlendirmeyi yapıyoruz.
We are here to provide you with the best possible service. Feel free to contact us for more information or to schedule an appointment.